Manşet 5. Sayı — Kasım 2026

Şiir ve Şair Üzerine (1)

Şiir ve Şair Üzerine  (1)

 Şiir yazmak isteyen bir kişi redif, kafiyeyi, vezin ve teknik kuralları öğrenmekten önce bakmayı, hissetmeyi ve düşünmeyi öğretmesi gerekir. Çünkü şiir, kelimelerin ve cümlelerin değil; onların arkasındaki ruhu keşfetme sanatıdır.

Şiir yazmayı düşünen kişi;

1.   Önce çok şiir okumalı; 

Şiir yazmadan önce şiirin ikliminde yaşamalıdırlar.

İyi şiir okumayanın iyi şiir yazması zordur. Nasıl ki müzik dinlemeyen birinin bestekâr olması, bakmasını bilmeyen kişinin ressam olması güçse, şiir okumayan birinin de şair olması kolay değildir.

Şiir okumaya Yunus Emre, Yahya Kemal, Mehmet Akif Ersoy, Necip Fazıl, Sezai Karakoç, Arif Nihat Asya, Erdem Beyazıt, Osman Sarı, Cahit Zarifoğlu gibi şairlerin şiirlerini okuyarak başlamalıdır.

Daha sonra, yerli ve yabancı beğendi şairlerin şiirlerini okuyabilir.

2. Gözlem Defteri;

Şair, herkesin baktığı yere bakan ama herkesin göremediğini gören ve onları en kısa ve özlü ifade ile şiire dönüştürendir. 

Şair adayı kendisine önce şu soruları sormalı;

-Bugün beni en çok etkileyen şey neydi?

-Hangi görüntü aklımda kaldı?

-Hangi duygu içimde iz bıraktı?

-Hangi cümle beni düşündürdü?

Şairler için şiirin ham hammaddesi hayatın içindedir. Onu etkileyen ve ruhunda iz bırakan her şey şiir olmaya elverişlidir.

3. Şair duygularını Saklamak Yerine Yazmalıdır;

Küçük küçük not almalı, daha sonra onu dantel gibi gergef gergef işlemeli, şiir tadı ve kıvamına gelinceye kadar üzerinde titizlikle çalışmalıdır. Bir şiir bazen bir an doğabilir, bazen o doğum günler, aylar ve yıllar sürebilir.

Birçok insan şiiri "süslü söz söylemek" zanneder. Oysa şiir; özlemden, sevinçten, hüzünden, hayretten, merhametten ve adalet arayışından doğar.

Önce duygular düz yazıyla anlatılmalı. Şiir, yazdığınız o notlar ve yazılardan sonradan gelen adımla başlar. 

Şiir diye ilk yazılanlar şiir değil, belki şiire açılan bir kapıdır.

4.   Doğa ve İnsan Seyredilmeli;

Gökyüzü, yağmur, ağaçlar, sokaklar, şehir, yaşlı insanlar, çocuklar, hayvanlar, dere, göl nehir deniz... görebildiğimiz ve hissedebildiğimiz her şey insana ilham verir. Şair, yaratılana bakarak orada yaratılış harikasını gören ve hisseden gözdür.

Şair olmak isteyen kişi hayata dikkatle bakmalı ve onun en ince detaylarına kadar içinde hissetmeye çalışmalıdır.

Mesela;

Bir ağacı, kuşu, çocuğu vs. 10 dakika boyunca sessizce seyret ve gördüklerini yaz. Bu çalışma inanın hayal gücünü geliştirir. Şiir hayalle başlar. Hayal etmeden şiir yazılmaz. Kahramanlık, aşk, sevgi, düşmanlık ve nefret üzerine yazılan şiirlerde hayat hep önde koşar. Destanlar, dini ve milli ruh ağırlıklı şiirler de öyle.

Hayalsiz şair ve şiir olmaz.

5.   Kelime Hazinesini Genişletmek;

Fakir kelime dağarcığı, zayıf şiiri doğurur. Güzel şiir zengin kelimelerden beslenir.

Örnek Olarak Her gün: yeni 3 kelime öğrenilmeli, bir sözlük karıştırmalı, güzel cümleleri not etmeli, şiir ezberlenmeli…

6.   İlk Şiirlerinde Mükemmel Olmaya Çalışılmamalı;

En büyük hata, ilk denemede büyük şair veya yazar olmak istemektir.

Şiir ve yazmak yürümek gibidir. Önce emeklenir, sonra yürünür, daha sonra koşmaya başlanır.

İnsan yanlış yazmaktan korkmamalıdırlar. Hiçbir başlangıç kolay değildir.

7.   Hayret Duygusunu Kaybetmemek Gerekir;

Şiirin asıl kaynağı hayrettir. Bir yıldızın ışığını, bir kuşun kanadını, bir annenin merhametini, bir çocuğun gülüşünü görünce şaşırabilen insanın kalbinden şiir doğar ve beslenir.

"Şair ve yazar olmak isteyenler önce dünyaya yeniden bakmayı öğrenmelidir. Bakmakla görmek, görmek ile seyretmek arasındaki farkı fark etmelidir. Herkesin gördüğü şeylerde gizlenen mucizeleri fark edebilmek bir sanattır. Şiir, işte ince ve bu farklı bakışı kelimelerle hayal dünyamıza çizilmesidir. 

Şiir yazmak için çok okumak, çok düşünmek ve çok hissetmek gerekir. Çünkü şiir düşünceden önce kalpte doğar.

Şiirin ilk kıvılcımı bilgi değil; hayret, merak ve derin bir hissediştir.

Gelecek Sayı da Devam edecek...

Arif Altunbaş

Arif Altunbaş

– Hayatın İçinden Bir Kalem 1954 yılının Aralık ayında, Manisa’nın Ahmetli kazasına bağlı Tatar Ocağı (Ataköy) köyünde dünyaya gelen Arif Altunbaş, yedi kardeşin beşincisi olarak köyünün bereketli topraklarında büyüdü. İlk öğrenimini köy okulunda tamamladıktan sonra Uşak İmam Hatip Lisesi’nde orta ve lise eğitimini sürdürdü. Ardından Ankara Aydınlık Evler Lisesi fark derslerini vererek ikinci bir lise diploması kazandı. Gençlik yıllarında azmi, mücadeleci yaratılışı ve çalışkanlığıyla Ankara 19 Mayıs Gençlik ve Spor Akademisi’ne girdi; 1974–1978 yılları arasında Yönetim ve Spor Bilimleri Bölümü’nden mezun oldu. Üniversite yılları ve sonrasında, İslami gençlik hareketlerinin içinde aktif bir rol üstlendi. Milli Türk Talebe Birliği Spor Kolu Başkanlığı, Ankara Yeni Mahalle MTTTB Başkanlığı, Akıncılar Teşkilatı Genel Başkan Yardımcılığı ve Türkiye İmam Hatip Liseleri Mezunları Federasyonu Genel Başkanlığı gibi görevlerde bulundu. Bu dönemde kalemiyle de öne çıktı; Milli Gazete, Yeni Devir, Mavera, Edebiyat ve daha birçok dergide yazıları, makaleleri ve şiirleri yayımlandı. 1980 darbesi sonrası yurtdışına çıkmak zorunda kalan Altunbaş, 1986’da vatandaşlıktan çıkarıldı ve tam 25 yıl boyunca vatansız yaşadı. Bu yıllar boyunca Avrupa’da Müslüman gençlik çalışmalarına öncülük etti; arkadaşlarıyla birlikte Yorum Dergisi’ni çıkardı. Almanya’da Avrupa Milli Görüş Teşkilatı Avrupa İslamcı Gençlik Genel Başkanlığı görevinde bulundu. Avusturya’da öğretmenlik sınavını kazanarak Viyana’da sekiz yıl boyunca İslam Dini öğretmenliği yaptı. Aynı zamanda Pedagoji Akademisi, Doğu Dilleri ve Sosyoloji Fakültesi derslerine iştirak ederek akademik birikimini zenginleştirdi. 2009 yılında Türkiye’ye dönüş yapan Altunbaş, 2013 yılından bu yana Haber7 sitesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. Ayrıca yazıları ve şiirleri Akıncılar Dergisi ile Edebiyat ve Medeniyet dergilerinde yayımlanmaktadır. Bugün Balıkesir’de yaşayan Arif Altunbaş’ın yayımlanmış beş kitabı ve üzerinde çalıştığı yeni eserleri vardır. Onun kalemi, , gençlik yılları ve hareketlerinin coşkusunu, sürgün yıllarının hüznünü İslami düşünce ve edebiyatın derinliklerini bir araya getirerek okurlarına hem şahsi bir yolculuk hem de toplumsal bir hafıza sunmaktadır.

Tüm yazılarını gör →

Yazarın Kitapları

Okur Yorumları

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.

Fikrinizi belirtmek ve tartışmaya katılmak için giriş yapmalısınız.

İlginizi çekebilir