Edebiyat ve Medeniyet

Ümmetin Çıkmazı

Ümmetin Çıkmazı
3 DK 108 OKUNMA

İslam ümmeti, kendi kimliği ve öz değerlerinden uzaklaştıkça, bilinçsizce taklit ettiği Batı medeniyet ve kültürünün inkâr ve tuğyan sokaklarının girdabına sürüklendi. Böylece ruhunda saklı olan birlik, beraberlik ve dirliği yitirdi; işgalci, sömürgeci, emperyalistlerin askerî üstünlüğü, siyasî baskısı, ekonomik kuşatması ve kültürel istilası altında ezildi. Bu ülkelerin yöneticilerinin çoğu, kendi halklarının değil, yabancı güçlerin çıkarlarını gözeten kolonyal valiler gibi davrandı; kendi dinine, tarihine, kültürüne ve medeniyetine karşı savaşan kuklalara, Truva atlarına dönüştü.

 

Türkiye ve İslam ülkelerinin geleceği, İslâmî değerlerle olan kadim bağlarında gizlidir. Ümmet İslam’dan uzaklaştıkça özgürlüğünü ve bağımsızlığını kaybetti; vahyin eksenine yaklaştıkça kendi millî ve yerli kimliğine yeniden kavuşmaya başladı. Müslümanlar olarak kaybettiğimiz yitik cenneti, ancak Kur’an ve Sünnet’in rehberliğinde, insanımızı ve coğrafyamızı yeniden inşa ve ihya ederek bulabileceğimizi öğrendik. Eğer malımızla ve canımızla bu yolda sabırla mücadele edersek, zincirleri kırılmış, kimliği yeniden kazanılmış, tüm evreni kuşatan ve aydınlatan yepyeni bir dünyanın inşasının mümkün olduğunu gördük: vahyin adalet, barış, kardeşlik ve insanlıkla ördüğü bir dünya…

 

Müslümanların en büyük çıkmazı, kendi hak ve hakikatlerinden koparak özgürlüğü ve barışı düşmanlarının kapılarında aramasıdır. Paris’in meyhanelerinde, Londra’nın kumarhanelerinde, New York’un kan, kin ve katliam kokan vahşet pazarlarında hakikat bulunmaz. Kaybettiğimiz hakikat; kendi benliğimizde, tarihimizde, coğrafyamızda, evimizde ve değerlerimizde saklıdır. Kaybolan güneş, kaybolduğu yerde aranır; başka diyarların sokak ve dehlizlerinde değil.

 

Bugün Müslüman halkların çoğu, Firavunî sistemlerin dayattığı sahte demokrasi ve özgürlük rüyalarıyla oyalanıyor. Oysa bu hâl, Hz. Musa’ya başkaldıran Benî İsrail’in Tih Çölü’nde yıllarca serserice dönüp durmasına benzer: çıkış yolu olmayan kısır bir döngü. Hakikati yanlış yerlerde aramak, insanın yanlış hedeflerde olduğunun göstergesidir.

 

Bir toplumun yozlaşması, çürümesi ve köleleşmesi çoğu zaman kendi içindeki hainlerin eliyle olur. Ey Müslüman! Kendi milli hainlerini tanı! Onlara zamanında “dur” demeyen her halk, beslediği canavarın kurbanı olur. İnsan çoğu zaman kendi mezarını kazan mezarcı, kendi cehennemini hazırlayan zebanidir. Bu yüzden Müslümanların uyanışı, kimliklerini yeniden inşa etme yolunda bir direnişten öte, bir dirilişe vesile olacaktır. Ümmetin dirilişi, insanlığın uyanışı demektir. Bu, İslam medeniyetinin yeniden insanlığın huzurunda bir anıt gibi yükselişidir.

 

İslam toplumlarının çıkmazı, düşmanını dost; kardeşini ise yabancı görme yanılgısıdır. Bu hâl, hakikate âşık bir milletin yalana ve talana teslim olmasıdır. Gayri İslâmî hukuk ve değerlerin ümmetin bedenine dar bir elbise gibi giydirilmesi, bugünkü kısır döngünün sebebidir. İbrahim milleti Nemrud’ un ateşine, Musa’ya inanan Firavun’ un büyüsüne; Hz. Muhammed’in ümmeti çağdaş Ebû Cehil ve Ebû Leheb’in putlarına âşık olup tapınamaz.

Allah’a iman eden Müslüman yalnız Allah’a dayanır, güvenir ve teslim olur. Yalnız O’nun izini izler, yalnız O’na kulluk eder; ne ABD’nin, ne Rusya’nın, ne Çin’in, ne de Siyonist İsrail’in gücüne boyun eğer.

 

Her toplum, kendi samimi niyet ve mücadelesine kavuşur: Allah’ı arayanlar O’nu bulur; şeytanı izleyenler ise şeytanı… İslam ümmeti, kaybettiği değerleri nerede kaybettiyse orada aramalıdır. Çünkü hakikat, kendi özünde ve cevherinde saklıdır; ancak kendi toprağında yeniden doğar. Kimse bu doğuşa ve dirilişe engel olamaz Allah’ın izniyle.

 

Bu kural, yalnızca ilahî bir yasa değil; hayatın pratiğinde de hergün yaşadığımız bir gerçektir: insan neyi ararsa onu bulur; ya Mevlâ’sını ya da belâsını.

Arif Altunbaş

Arif Altunbaş

– Hayatın İçinden Bir Kalem 1954 yılının Aralık ayında, Manisa’nın Ahmetli kazasına bağlı Tatar Ocağı (Ataköy) köyünde dünyaya gelen Arif Altunbaş, yedi kardeşin beşincisi olarak köyünün bereketli topraklarında büyüdü. İlk öğrenimini köy okulunda tamamladıktan sonra Uşak İmam Hatip Lisesi’nde orta ve lise eğitimini sürdürdü. Ardından Ankara Aydınlık Evler Lisesi fark derslerini vererek ikinci bir lise diploması kazandı. Gençlik yıllarında azmi, mücadeleci yaratılışı ve çalışkanlığıyla Ankara 19 Mayıs Gençlik ve Spor Akademisi’ne girdi; 1974–1978 yılları arasında Yönetim ve Spor Bilimleri Bölümü’nden mezun oldu. Üniversite yılları ve sonrasında, İslami gençlik hareketlerinin içinde aktif bir rol üstlendi. Milli Türk Talebe Birliği Spor Kolu Başkanlığı, Ankara Yeni Mahalle MTTTB Başkanlığı, Akıncılar Teşkilatı Genel Başkan Yardımcılığı ve Türkiye İmam Hatip Liseleri Mezunları Federasyonu Genel Başkanlığı gibi görevlerde bulundu. Bu dönemde kalemiyle de öne çıktı; Milli Gazete, Yeni Devir, Mavera, Edebiyat ve daha birçok dergide yazıları, makaleleri ve şiirleri yayımlandı. 1980 darbesi sonrası yurtdışına çıkmak zorunda kalan Altunbaş, 1986’da vatandaşlıktan çıkarıldı ve tam 25 yıl boyunca vatansız yaşadı. Bu yıllar boyunca Avrupa’da Müslüman gençlik çalışmalarına öncülük etti; arkadaşlarıyla birlikte Yorum Dergisi’ni çıkardı. Almanya’da Avrupa Milli Görüş Teşkilatı Avrupa İslamcı Gençlik Genel Başkanlığı görevinde bulundu. Avusturya’da öğretmenlik sınavını kazanarak Viyana’da sekiz yıl boyunca İslam Dini öğretmenliği yaptı. Aynı zamanda Pedagoji Akademisi, Doğu Dilleri ve Sosyoloji Fakültesi derslerine iştirak ederek akademik birikimini zenginleştirdi. 2009 yılında Türkiye’ye dönüş yapan Altunbaş, 2013 yılından bu yana Haber7 sitesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. Ayrıca yazıları ve şiirleri Akıncılar Dergisi ile Edebiyat ve Medeniyet dergilerinde yayımlanmaktadır. Bugün Balıkesir’de yaşayan Arif Altunbaş’ın yayımlanmış beş kitabı ve üzerinde çalıştığı yeni eserleri vardır. Onun kalemi, , gençlik yılları ve hareketlerinin coşkusunu, sürgün yıllarının hüznünü İslami düşünce ve edebiyatın derinliklerini bir araya getirerek okurlarına hem şahsi bir yolculuk hem de toplumsal bir hafıza sunmaktadır.

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.

Fikrinizi belirtmek ve tartışmaya katılmak için giriş yapmalısınız.

İlginizi Çekebilir