Manşet 5. Sayı — Kasım 2026

SELAMUN ALEYKÜM

SELAMUN ALEYKÜM

“Size bir selâm verildiğinde ya daha güzeli ile veya dengi ile karşılık verin. Allah, her şeyin hesabını tutmaktadır.” (Nisâ, 4/86)

Selamın anlam içeriği, dünyayı ve ahireti hatırlatır. Selam; kusursuzluk, korunma, kurtuluş, esenlik, güven ve barış gibi bütün hayatı kuşatan bir kelamdır.

Es-Selâm olan Allah, selam nimetini bütün insanlığın selameti, insanların kendi aralarında güzel ilişkiler kurabilmeleri ve birbirlerinden emin olmaları için ikram etmiştir. Yüce rahmetin yansıması olan İslam, Allah’ın kullarına en özel selamıdır. Kur’an-ı Kerim, insanın dünyasını ve ahiretini İslam ile inşa ederken selam ile inancı hep gündemde tutar ve toplumun kaynaşmasını sağlar.

Selam, Allah’a iman eden müminlerin dünya ve ahiret şiarıdır. Taşıdığı büyük değerinden de anlaşılacağı üzere selamlaşma, sıradan bir sözden ibaret değildir. Selam, verenin ve alanın farkında oldukları sürece fayda gördükleri bir kelamdır. Hastaya verilse şifa, borçluya verilse eda, dertliye verilse deva olur. Yeter ki veren de alan da Selam olan Allah’a güvensin.

Sözlerin insan üzerindeki etkisi bilinen bir gerçektir. Aynı sözün farklı tınılarda, farklı ağızlarda ve farklı ortamlarda farklı etkiler oluşturduğu bilinir. Soyut tedavi yöntemlerinde söz, her daim nasihat, uyarı veya telkin olarak kullanılmaktadır.

Binlerce psikolog, aldıkları eğitimler sonucunda konuşma terapileri ve birtakım testlerle tedavi amacıyla görev yapmaktadır. Sözün anlaşılır olması, etkili olabilmesi için şarttır. Selam kelimesinden ne murat edildiği iyi bilinmelidir. Selam, tekrarlanan bir söz olmaktan çıkarılıp hissedilen bir söze dönüştürülmelidir.

İnsanın sevdiğine söylediği sözün oluşturduğu hissiyat, selam ile kurulan iletişimde de bulunmalıdır. Sözün etkisi, niyet ile ilişkilidir. Allah’ın birbirimize söylememizi istediği kelamı, O’nun şahitliğinde vermek ve almak çok kıymetlidir.

Selam büyük bir duadır. Allah’ın kelamında, meleklerin müjdesinde ve müminlerin hayır dileklerinde her daim şifadır. Cennetliklerin yeryüzüne yansıyan kelamıdır. Söze selam ile başlayan kişi, muhatabının iyiliği için dua ederek söze başlamış demektir. Selam, muhatabın korkularından emin olması, umutsuzluk girdabından çıkması, mutluluk yolunda ilerlemesi ve cennete kavuşması için edilen bir duadır.

Selam, birbirine rahmet olan insanların sözlerindeki sıcaklığın en kıymetli yansımasıdır. Tebessümün eşlik ettiği selam, müminler arasında ifsat ateşini her daim söndüren bir duadır. Günlük koşturmanın içinde birbirine selam vererek zaman ayırmak güzel bir davranıştır. Göz göze gelip bütün samimiyetiyle verilen alınan selam taraflara rahmet olur.

Birbirinin selametini isteyenlerin İslam ile hemhâl olan hayatları, Dârüsselâm (esenlik yurdu) olarak ifade edilen yerde kemale erer. Birbirine selam ve güven olanlar, esenlik yurdunda komşu olurlar. İslam ile selamete erenler için bitmeyen huzur, tükenmeyen zenginlik, zilleti olmayan izzet ve hastalığı olmayan sıhhat vardır.

Günde kaç defa selam alınıp verilmektedir? Selamın iç dünyamızdaki karşılığı nedir? Bu sorulara verilecek cevaplar, selam kelamının kıymetinin bilinip bilinmediğini de ortaya koyacaktır. Selam, sıradan bir konuşmadan ibaret değildir. Müminler için selam, dinin vazgeçilmezidir. “Aranızda selamı yayın.” tavsiyesini doğru anlamak gerekir.

“İman etmedikçe cennete giremezsiniz; birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selamı yayınız.” (Müslim, Îmân, 93-94)

Her selam, İslam’a davettir. Her selam, cennet yurdunu hatırlatmaktır. Bir Müslümanın diğer Müslümana yönelik en etkili duası ve hayır temennisi, selam üzerinden oluşturulur. İnsan, insanın yurdu olursa dilinde selam, kalbinde barış taşır.

Esma-i Hüsnâ’dan olan selam ifadesi Allah’a nispet edildiğinde “her türlü eksiklik, acz ve kusurdan, yaratılmışlara özgü değişikliklerden ve yok oluştan münezzeh olan, selâmetin kaynağı olup esenlik veren” şeklinde açıklanır (Râgıb el-İsfahânî, “slm” md.).

Kulunu selam tecellisiyle selamette kılan Allah’a inanan kullar, bulundukları yerlerde selamın yansıyan yüzü olmalıdır. Selam veren kişi, güven, huzur ve esenlik taşımalıdır.

Selam, insana saygının da göstergesidir. İnsana kendi değerine denk kelamlar kullanması yakışır. Kişinin ağzından çıkan her söz gibi selamı da doğru olmalıdır. “Menfaati olmasa selam bile vermez.” dedirtecek her türlü basitlikten uzak kalmak önemlidir. Selamı, muhatabın veya muhatapların sosyolojik durumuna göre ayarlayanlar aldanmaktadır.

Bazı ifadelerin diğer dillerde yerini dolduracak başka bir ifade bulunmadığında, o ifadeyi kullanmak her zaman kıymetli olmuştur. Selam kelimesi birçok değeri içinde taşıdığı için insanların başka ifadelerle söze başlamaları, selamın yerini dolduramaz.

Bütün dillerde karşılaşmalarda iletişimi başlatan sözler elbette vardır. Güzel Türkçemizde de bu amaçla kullanılan ifadeler bulunmaktadır. Ancak bunlar, bir yanı Allah’a, bir yanı insana uzanan selam kelamının anlam derinliğini taşımaz. Bu durum, Allah’ın selama yüklediği anlamın doğasından kaynaklanır.

Bazı insanlar, İslam’a düşmanlıklarından veya yeterince düşünmediklerinden dolayı selamı “Arap kelamı” diyerek küçümseyebilmektedir. Oysa her din algısının ortak sembolleri vardır. Kur’an-ı Kerim’in kullandığı ve övdüğü bir sözü ırkçılık üzerinden değerlendirmek, en hafif ifadeyle hatadır. Dinimizin diline ait olumsuz bakışların, selam kelamının ruhuna aykırı olduğu açıktır. Bütün diller Allah’ın ikramıdır.

Her selam veriş, Allah’ın esması üzerinden hakikatin hatırlanması ve hatırlatılmasıdır. Bütün yabancılıkları selam tanışıklığa dönüştürür. Selam dile, kalbe, topluma ve bütün ilişkilere güzellik katar. Toplumsal dokuyu iyileştirir, gönül alır, yalnızlığı giderir ve tebessümü artırır. Toplumun barışı, selamın değerini bilmekte gizlidir. Selam gibi büyük bir kelam sıradan görülmemeli, sesten ibaret sayılmamalıdır. Selam, İslam dininin elçisidir. Kime selam verilse ona İslam haber verilmiş demektir.

Müslümanların birbirlerine olan sevgilerini selam diri tutar. Selamı zayıflayan toplumların muhabbetleri azalır. Selamın olduğu yerde İslam, İslam’ın olduğu yerde bereket vardır. Toplumdaki sevginin bereketi, doğru selamlaşmadır. Selam, toplumsal hayatın İslam’dan bağımsız sürdürülemeyeceğini gösterir.

Karşılaşmalarını İslam’ı birbirlerine hatırlatmaya ve birbirlerinin iyilikleri için dua etmeye vesile kılanlar arasında fitne ve fesat kalmaz. Allah’tan bağımsız bir zamanın, mekânın ve durumun olamayacağını bilen Müslümanların selamlaşmalarına melekler de şahit olur.

Selam, insanı kibarlaştırırken kibirden de korur. Selam almada ve vermede sınıf farkı olmamalıdır. İnsan, verdiği selamı Allah için verdikçe Allah, Es-Selâm ismiyle ilişkilere rahmet eder. Selam, girdiği kalbi selamete, girdiği mekânı cennete çevirir. Selamın içinde İslam vardır. Her selam, Müslümanca yaşamayı hatırlatır.

İslam’ın olduğu yerde yalnızca Allah rızası gözetilir. Kullarına Es-Selâm ismiyle tecelli eden Allah, inanan kullarını selamın safında kardeşçe yaşamaya davet etmektedir. Selim kalbin selamıyla birbirine rahmet olanlara selam olsun. Selim bir kalple yaşadığı topluma değer katan insanların değerini en iyi Allah bilir: “Onlara merhametli Rabb’in söylediği selam vardır.” (Yâsîn, 36/58)

Mustafa Kolcu

Mustafa Kolcu

10 Ekim 1971 tarihinde Ordu ili Ünye ilçesinin Aydıntepe Mahallesi'nde doğan yazar Mustafa Kolcu 1990 yılında Ünye İmam Hatip Lisesi'nden mezun oldu. Lisans eğitimimi Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde tamamladı. "Dini Rehberlik ve Danışmanlık" alanında, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde Yüksek Lisansını tamamladı.1993-2023 yılları arasında Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde İmam ve Hatip olarak görev yaptı. Fikir, düşünce ve kalemini ahlaki duruş ekseninde bir araya getiren İslamcı bir yazar olarak öne çıkar. Yaşadığı toprakların dini, ahlaki, kültürel dokusunu eserlerine taşımış, tahsil hayatında İslam düşüncesine yönelmiş önemli bir kimlik ve kişiliktir. Düşünce çizgisi, insanın varoluşsal yapısına cevap arayan bir yön taşır. Yazılarında, Hak ve hakikat arayışı, İslami değerler merkezli bir özgürlük ve toplumsal sorumluluk temalarını işler. Evli ve 4 çocuk babasıdır. Yayınlanmış eserleri: Gerçeğimizle Yüzleşmek-Çıra Yayınları, 2009 İki Nefes Arası Hayat, Çıra Yayınları, 2025

Tüm yazılarını gör →

Yazarın Kitapları

Okur Yorumları

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.

Fikrinizi belirtmek ve tartışmaya katılmak için giriş yapmalısınız.

İlginizi çekebilir