Edebiyat ve Medeniyet

Çakallar Cumhuriyeti

Çakallar Cumhuriyeti
2 DK 2 OKUNMA


Bir zamanlar, geniş ormanların derinliklerinde kudretli bir yaşlı aslan yaşardı. Onun gölgesi, adaletin ve düzenin sembolüydü. Fakat vakti geldiğinde aslan ruhunu göklere uğurladı. İşte o an, fırsat kollayan çakallar ortaya çıktı.

“Aslan gitti, artık biz kralız!” diye bağırdılar. Fakat ormandaki hayvanlar bu saçmalığa inanmadı. Yine de çakallar, geceyi gündüze katıp eğlenceler düzenlediler; içip sarhoş oldular, gizli planlar kurdular. Karanlıkta fısıldanan sözleri hep hile ve dalavereden ibaretti.

Çakalların tek amacı vardı: ormanı korkuyla yönetmek. Bunun için yalanlar uydurdular, iftiralar attılar. Genç aslanların varlığını bahane ederek hayvanları kışkırttılar. “Eğer bize katılmazsanız, aslanlar sizi yok edecek!” diyerek korku saldılar.

Bir süre sonra çakallar, ipsiz sapsız hayvanları yanlarına çekti. İşsiz güçsüz, çok konuşup az üreten, kolayca kandırılan hayvanları topladılar. Onlara sahte umutlar verdiler: “Haklarınızı kaybedeceksiniz, eğer bize katılmazsanız!”

Çakalların kara propagandası büyüdü. Darbelerle ormana hâkim oldular. Yönetimi ele geçirince zulüm başladı:

  • Hayvanları zincire vurdular.
  • Yasaları kendi çıkarlarına göre değiştirdiler.
  • Adaleti ayaklar altına aldılar.

Orman, bir zamanlar özgürlükle dolu iken artık çakalların diktatörlüğü altında inliyordu. Hayvanlar kendi yurtlarında köle gibi muamele görmeye başladı. Hakları, çakalların dudaklarından çıkacak tek kelimeye bağlıydı.

Çakallar, kendilerini Tanrı yerine koyacak kadar azgınlaştılar. Ormanın kadim değerlerini yok ettiler, ahlakı ve maneviyatı tahrip ettiler. Hayvanlar, doğmuş olduklarına pişman oldular.

Ama unutulan bir şey vardı: Gerçek kralın mirası, genç aslanların yüreğinde saklıydı. Çakallar ne kadar zulüm etse de, ormanın derinliklerinde sabırla bekleyen adaletin pençesi bir gün yeniden doğacak ve ormana adalet ve özgürlük hakim olacaktı. Zaman, genç aslanların büyüp gelişmesi, birlik ve beraberlik içinde çakalların zulm üreten bozuk düzenine başkaldıracağı vakti bekliyordu.


Arif Altunbaş

Arif Altunbaş

– Hayatın İçinden Bir Kalem 1954 yılının Aralık ayında, Manisa’nın Ahmetli kazasına bağlı Tatar Ocağı (Ataköy) köyünde dünyaya gelen Arif Altunbaş, yedi kardeşin beşincisi olarak köyünün bereketli topraklarında büyüdü. İlk öğrenimini köy okulunda tamamladıktan sonra Uşak İmam Hatip Lisesi’nde orta ve lise eğitimini sürdürdü. Ardından Ankara Aydınlık Evler Lisesi fark derslerini vererek ikinci bir lise diploması kazandı. Gençlik yıllarında azmi, mücadeleci yaratılışı ve çalışkanlığıyla Ankara 19 Mayıs Gençlik ve Spor Akademisi’ne girdi; 1974–1978 yılları arasında Yönetim ve Spor Bilimleri Bölümü’nden mezun oldu. Üniversite yılları ve sonrasında, İslami gençlik hareketlerinin içinde aktif bir rol üstlendi. Milli Türk Talebe Birliği Spor Kolu Başkanlığı, Ankara Yeni Mahalle MTTTB Başkanlığı, Akıncılar Teşkilatı Genel Başkan Yardımcılığı ve Türkiye İmam Hatip Liseleri Mezunları Federasyonu Genel Başkanlığı gibi görevlerde bulundu. Bu dönemde kalemiyle de öne çıktı; Milli Gazete, Yeni Devir, Mavera, Edebiyat ve daha birçok dergide yazıları, makaleleri ve şiirleri yayımlandı. 1980 darbesi sonrası yurtdışına çıkmak zorunda kalan Altunbaş, 1986’da vatandaşlıktan çıkarıldı ve tam 25 yıl boyunca vatansız yaşadı. Bu yıllar boyunca Avrupa’da Müslüman gençlik çalışmalarına öncülük etti; arkadaşlarıyla birlikte Yorum Dergisi’ni çıkardı. Almanya’da Avrupa Milli Görüş Teşkilatı Avrupa İslamcı Gençlik Genel Başkanlığı görevinde bulundu. Avusturya’da öğretmenlik sınavını kazanarak Viyana’da sekiz yıl boyunca İslam Dini öğretmenliği yaptı. Aynı zamanda Pedagoji Akademisi, Doğu Dilleri ve Sosyoloji Fakültesi derslerine iştirak ederek akademik birikimini zenginleştirdi. 2009 yılında Türkiye’ye dönüş yapan Altunbaş, 2013 yılından bu yana Haber7 sitesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. Ayrıca yazıları ve şiirleri Akıncılar Dergisi ile Edebiyat ve Medeniyet dergilerinde yayımlanmaktadır. Bugün Balıkesir’de yaşayan Arif Altunbaş’ın yayımlanmış beş kitabı ve üzerinde çalıştığı yeni eserleri vardır. Onun kalemi, , gençlik yılları ve hareketlerinin coşkusunu, sürgün yıllarının hüznünü İslami düşünce ve edebiyatın derinliklerini bir araya getirerek okurlarına hem şahsi bir yolculuk hem de toplumsal bir hafıza sunmaktadır.

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.

Fikrinizi belirtmek ve tartışmaya katılmak için giriş yapmalısınız.

İlginizi Çekebilir